Singapur Arabuluculuk Konvansiyonu
Singapur Konvansiyonu Üzerine Değerlendirme
Uluslararası ticaretin hızla büyümesi, beraberinde pek çok sınır ötesi uyuşmazlığı da getirmiştir. Ancak bu uyuşmazlıkların çözümünde dava ve tahkim gibi geleneksel yollar çoğu zaman uzun süreli, maliyetli ve taraflar arasındaki iş ilişkisini zedeleyen sonuçlar doğurmuştur. İşte bu noktada daha hızlı, dostane ve pratik bir çözüm yolu olan arabuluculuk öne çıkmaktadır.
Fakat bir sorun vardı: Tarafların arabuluculukta vardıkları anlaşmalar, farklı ülkelerde her zaman aynı güvenceye sahip değildi. Bir ülke mahkemesi bu anlaşmayı icra edebilirken, başka bir ülkede ek dava açmak gerekebiliyordu. Bu da arabuluculuğun uluslararası düzeyde cazibesini azaltıyordu.
Tam da bu boşluğu doldurmak için Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL) devreye girmiştir. 2015 yılında Çalışma Grubu II, “uluslararası arabuluculuk anlaşmalarına icra kabiliyeti kazandıracak bir konvansiyon” hazırlamak üzere çalışmalara başlamış, yoğun müzakereler ve ülkeler arası görüşmelerin ardından 2018’de nihai metin ortaya çıkmıştır.
7 Ağustos 2019 tarihinde Singapur’da büyük bir törenle imzaya açılan konvansiyon, 46 ülkenin imzasıyla tarihe geçmiştir. Bu, uluslararası ticaret hukuku açısından çok önemli bir adımdır. Konvansiyon, arabuluculuk sonucunda yapılan anlaşmalara New York Tahkim Konvansiyonu’nun tahkim kararlarına sağladığı uluslararası etkiyi kazandırmayı amaçlamaktadır.
Konvansiyon 4 Eylül 2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bugün itibarıyla onlarca ülke tarafından imzalanmış, bir kısmı tarafından da onaylanarak iç hukukta uygulanmaya başlamıştır.
Singapur Konvansiyonu’nun Amacı ve Önemi
Uluslararası ticarette arabuluculuğun en büyük avantajı, tarafların ilişkilerini koruyarak, dostane ve hızlı bir şekilde çözüme ulaşmalarına imkân tanımasıdır. Ancak 2019 yılına kadar bir sorun hep ortada durmaktaydı: Arabuluculukta varılan anlaşmaların, farklı ülkelerde nasıl icra edileceği belirsizdi.
Konvansiyonun temel amacı, arabuluculuk sonucunda yapılan uluslararası sulh anlaşmalarına icra kabiliyeti kazandırmaktır. Yani taraflar artık yeni bir dava açmak zorunda kalmadan, bu anlaşmaları doğrudan konvansiyona taraf olan ülkelerin mahkemelerine götürüp icra ettirebilirler. Bu yönüyle Singapur Konvansiyonu, tahkim kararlarının tanınması ve tenfizini kolaylaştıran New York Konvansiyonu (1958) ile benzerlik göstermektedir. Bazı akademisyenler tarafından bu nedenle “arabuluculuk için New York Konvansiyonu” olarak nitelendirilmektedir.
Konvansiyonun önemi yalnızca hukuki bir yenilik getirmesiyle sınırlı değildir. Uluslararası ticarette taraflar için:
- Hız: Dava ve tahkime kıyasla çok daha kısa sürede çözüm sağlar.
- Maliyet: Süreç ucuzlar, iş dünyası için ekonomik avantaj yaratır.
- Güven: Tarafların iş ilişkisini bozmadan, iş birliğini sürdürmesini destekler.
- Öngörülebilirlik: Artık “bu anlaşma başka bir ülkede geçerli olur mu?” sorusu ortadan kalkar.
Özetle Singapur Konvansiyonu, yalnızca bir hukuk belgesi değil; aynı zamanda uluslararası ticarette güveni, sürekliliği ve barışı güçlendiren küresel bir araç olarak öne çıkmaktadır.
Singapur Konvansiyonu Hukuki Çerçeve ve Maddeler
Konvansiyon yalnızca uluslararası nitelikteki ve arabuluculuk sonucu yapılmış sulh anlaşmalarına uygulanır. Yani her anlaşma değil, belli şartları taşıyan anlaşmalar bu güvenceye kavuşur.
- Kapsam ve Uygulanabilirlik
Konvansiyon, ticari uyuşmazlıklardan doğan sulh anlaşmalarına uygulanır. Aile hukuku, miras, işçi-işveren ilişkileri gibi konular kapsam dışıdır. Bunun sebebi, Konvansiyon’un öncelikle uluslararası ticaretin güvenliğini sağlama hedefidir.
Bir sulh anlaşmasının kapsamda olması için:
- Anlaşmanın uluslararası nitelik taşıması,
- Anlaşmanın arabuluculuk süreci sonucunda yapılmış olması,
- Anlaşmanın yazılı şekilde düzenlenmiş olması (elektronik ortam dâhil), gerekir.
Not: Mahkemece tasdik edilip mahkeme kararı gibi icra edilen veya hakem kararı olarak kaydedilen sulh anlaşmaları Konvansiyon kapsamı dışındadır.
- Uluslararası Nitelik Şartı
Bir anlaşma şu durumlarda uluslararası kabul edilir:
- Tarafların iş yerleri farklı ülkelerdeyse,
- Anlaşmanın uygulanacağı yer, tarafların iş yerlerinden farklı bir ülkedeyse,
- Anlaşma konusunun en yakından ilgili olduğu yer, tarafların iş yerlerinden farklı bir ülkedeyse.
- Yazılılık ve Belgeler
Konvansiyon, sulh anlaşmasının yazılı olmasını şart koşar. Bu yazılılık, elektronik ortamda da sağlanabilir. Önemli olan, metnin sonradan başvurulabilecek şekilde erişilebilir olmasıdır.
Anlaşmanın tanınması için tarafların mahkemeye şu belgeleri sunması gerekir:
- Taraflarca imzalanmış sulh anlaşması,
- Anlaşmanın arabuluculuk süreci sonucunda ortaya çıktığını gösteren kanıt (örneğin arabulucunun imzası, arabuluculuk kurumunun düzenlediği belge veya yetkili makamın kabul edeceği başka deliller).
- İcra Süreci
Taraflar, anlaşmayı icra ettirmek için Konvansiyon’a taraf bir ülkenin mahkemesine başvurur. Mahkeme, gerekli belgeler tamamsa anlaşmaya icra kabiliyeti tanır. Bu süreç, dava açmaya kıyasla çok daha hızlı ve pratiktir.
İcra Talebinin Reddedilme Sebepleri
Konvansiyon, bazı istisnai durumlarda mahkemelere icra talebini reddetme yetkisi tanır.
- Tarafların ehliyetsizliği: Taraflardan biri hukuken ehliyetsizse, anlaşma icra edilemez.
- Anlaşmanın geçersizliği: Sulh anlaşması bağlayıcı değilse veya sonradan değiştirilmişse, icra reddedilebilir.
- Yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması: Anlaşmadaki hükümler zaten yerine getirilmişse ya da belirsizse, icra kabul edilmez.
- Anlaşma şartlarına aykırılık: İcra talebi, anlaşmanın kendi şartlarına aykırıysa reddedilir.
- Arabulucunun ciddi ihlali: Arabulucunun tarafsızlık yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal etmesi, anlaşmanın geçerliliğini ortadan kaldırabilir.
- Tarafsızlık veya bağımsızlık sorunları: Arabulucunun tarafsızlığına dair makul şüphe varsa ve bu durum tarafların anlaşmaya imza atmasında belirleyici olmuşsa, talep reddedilebilir.
- Kamu düzenine aykırılık: Anlaşma, icra edilecek ülkenin kamu düzenine açıkça aykırıysa reddedilir.
- Uyuşmazlık konusunun uygun olmaması: Bazı uyuşmazlıklar ulusal hukuk açısından arabuluculuğa elverişli değildir (örneğin vergi, ceza, aile hukuku).
Bu istisnalar, Konvansiyon’un kötüye kullanılmasını önlerken aynı zamanda ulusal hukuk sistemlerinin hassasiyetlerini de korur.
Singapur Konvansiyonu Evrensel Değerlendirme
Singapur Konvansiyonu, yalnızca belirli bir bölgenin değil, küresel ticaretin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hazırlanmış bir düzenlemedir. 7 Ağustos 2019’da 46 ülkenin imzasıyla açılış yapan Konvansiyon, kısa sürede tarihteki en geniş katılımlı Birleşmiş Milletler imza törenlerinden biri olarak kayda geçmiştir. Bu yüksek katılım, uluslararası ticaret hayatında arabuluculuğa duyulan ihtiyacın ve güvenli bir icra mekanizmasına duyulan beklentinin somut bir göstergesidir.
Konvansiyon, 4 Eylül 2020’de yürürlüğe girmiştir. 16 Eylül 2025 itibarıyla 59 devlet tarafından imzalanmış, bunların 19’u tarafından onaylanarak iç hukukta uygulanmaya başlamıştır. Bu tablo, Konvansiyonu henüz evrensel ölçekte tam bir standart haline getirmemiş olsa da kısa sürede önemli bir ivme kazandığını göstermektedir.
Özellikle ABD, Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi küresel ekonomilerin imzacı olması, Konvansiyonun uluslararası ticarette yaygın kabul göreceğinin işaretidir. Buna karşılık Avrupa Birliği ve pek çok üye devletin henüz imza atmaması, arabuluculuk anlaşmalarının icrası konusunda küresel ölçekte tam bir birlik sağlanmasının zaman alabileceğini ortaya koymaktadır.
Singapur Konvansiyonu, her devletin kendi hukuk sistemini korumasına imkân tanırken aynı zamanda ortak bir uluslararası çerçeve oluşturması bakımından dikkat çekicidir. Bu özelliğiyle hem ulusal hukukların hassasiyetlerini gözetmekte hem de iş dünyasına öngörülebilirlik sağlamaktadır. Konvansiyon, arabuluculuğu yalnızca dostane bir çözüm yolu olmaktan çıkararak, uluslararası ticarette güvenli ve icra edilebilir bir araç haline getirmiştir.
Singapur Konvansiyonu ile İlgili Eleştiriler ve Tartışmalar
Singapur Konvansiyonu’nun kısa sürede geniş kabul görmesi, uluslararası ticaret hayatı için büyük bir gelişme olsa da sözleşmenin eksik veya tartışmalı yönleri de gündeme gelmiştir.
- İmzacı ve Onaylayan Devlet Sayısının Sınırlı Olması
Her ne kadar 59 ülke Konvansiyonu imzalamış olsa da bunların yalnızca 19’u onaylamış ve yürürlüğe koymuştur. Uluslararası ticaretin yoğun biçimde gerçekleştiği Avrupa Birliği üyesi devletlerin ve bazı büyük ekonomilerin henüz sürece katılmamış olması, Konvansiyonun küresel ölçekte tam etki göstermesini şimdilik engellemektedir.
- Kamu Düzeni İstisnasının Belirsizliği
Konvansiyon, taraf devletlere kamu düzenine aykırılık halinde icra talebini reddetme yetkisi tanımaktadır. Ancak kamu düzeninin sınırları her devlette farklı yorumlanabilir. Bu durum, Konvansiyonun amaçladığı öngörülebilirlik ilkesini zayıflatma riskini taşımaktadır.
- Arabulucunun İmzası ve Rolü
Sulh anlaşmasının arabuluculuk sonucunda yapıldığının ispatı için arabulucunun imzası, kurum belgesi veya başka deliller istenebilir. Bu esneklik önemli olsa da, bazı hukuk sistemlerinde arabulucunun anlaşmaya imza atması tarafsızlığı zedeleyici bir unsur olarak görülebilmektedir. Bu farklı yaklaşımlar, uygulamada yeknesaklığı zorlaştırabilir.
- Konvansiyonun Kapsamı
Aile, miras ve iş hukuku uyuşmazlıklarının kapsam dışında bırakılması, Konvansiyonun yalnızca ticari uyuşmazlıklarla sınırlı kalmasına yol açmıştır. Oysa özellikle sınır ötesi aile ve miras uyuşmazlıklarında da arabuluculuk giderek yaygınlaşmaktadır. Bu alanlarda benzer bir mekanizma eksikliği hâlen hissedilmektedir.
- Çifte Rejim Sorunu
Bazı devletlerde sulh anlaşmaları hâlihazırda mahkeme onayı veya hakem kararıyla icra edilebilmektedir. Konvansiyon bu tür anlaşmaları kapsam dışı bıraksa da devletlerin farklı uygulamaları çifte standart yaratabilir.
Tüm bu eleştiriler, Konvansiyonun önemini azaltmamaktadır. Ancak önümüzdeki dönemde mahkemelerin vereceği kararlar ve devletlerin uygulamaları, sözleşmenin gerçekten evrensel bir standart haline gelip gelmeyeceğini belirleyecektir.
New York Konvansiyonu ile Karşılaştırma
1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında New York Konvansiyonu, uluslararası tahkimin gelişiminde bir dönüm noktası olmuştur. Bu belge sayesinde hakem kararlarının devletler arasında tanınması ve icrası için ortak bir çerçeve oluşmuş, tahkim küresel ticarette başlıca uyuşmazlık çözüm yöntemi haline gelmiştir.
Singapur Konvansiyonu ise arabuluculuk anlaşmaları için benzer bir işlev görmektedir. Bazı akademisyenlerin “arabuluculuk için New York Konvansiyonu” benzetmesi yapmasının nedeni de budur. Ancak iki konvansiyon arasında hem benzerlikler hem de önemli farklılıklar vardır:
Benzerlikler
- Küresel Çerçeve: Her ikisi de farklı hukuk sistemleri arasında icra kabiliyeti sağlayarak uluslararası ticarete öngörülebilirlik kazandırır.
- Basitleştirilmiş Usul: Tarafların, anlaşmalarını veya kararlarını doğrudan yabancı ülkelerde icra ettirebilmesine imkân tanır; böylece yeni dava açma zorunluluğunu ortadan kaldırır.
- Uluslararası Katılım: Geniş imzacı devlet sayısı sayesinde küresel çapta ortak bir hukuk zemini yaratır.
Farklılıklar
- Konu Bakımından: New York Konvansiyonu yalnızca hakem kararlarını kapsarken, Singapur Konvansiyonu arabuluculuk sonucunda yapılan sulh anlaşmalarına yöneliktir.
- Kapsam Sınırlamaları: Singapur Konvansiyonu aile, miras ve iş ilişkileri gibi alanları kapsam dışı bırakırken, New York Konvansiyonu bu tür bir konu sınırlaması içermez.
- İstisnalar: Her iki konvansiyonda da kamu düzeni istisnası vardır, ancak Singapur Konvansiyonu’nda ayrıca arabulucunun tarafsızlık ihlali gibi daha sürece özgü istisnalar düzenlenmiştir.
- Gelişim Aşaması: New York Konvansiyonu 160’tan fazla ülke tarafından kabul edilerek küresel ölçekte standart haline gelmiştir; Singapur Konvansiyonu ise henüz 59 imzacı ve 19 taraf devletle daha erken bir aşamadadır.
Tahkim için New York Konvansiyonu ne anlama geldiyse, arabuluculuk için de Singapur Konvansiyonu potansiyel olarak aynı önemi taşımaktadır. Ancak bu potansiyelin gerçekleşmesi, önümüzdeki yıllarda daha fazla devletin taraf olmasına ve uygulamada yeknesaklığın sağlanmasına bağlıdır.
Yeni Bir Dönemin Kapısı
Singapur Konvansiyonu, yalnızca bir uluslararası hukuk metni değil; ticaretin geleceğini şekillendiren bir güven mekanizmasıdır. Arabuluculuk süreçlerinin hız, maliyet ve iş ilişkilerini koruma avantajlarını uluslararası ölçekte güvence altına alarak, iş dünyasının ihtiyacı olan öngörülebilirliği sağlamaktadır.
Her ne kadar bugün itibarıyla yalnızca 59 ülke imza atmış ve 19 ülke Konvansiyonu iç hukukuna dahil etmiş olsa da bu sayı önümüzdeki yıllarda artmaya adaydır. Özellikle büyük ekonomilerin ve bölgesel birliklerin sürece daha fazla katılım göstermesiyle, Konvansiyon’un uluslararası ticarette tahkim kadar merkezi bir rol üstlenmesi beklenmektedir.
Kamu düzeni istisnası, arabulucunun rolü veya kapsamın sınırları gibi tartışmalar uygulama sürecinde farklı yorumlara yol açabilir. Ancak bu farklılıklar aynı zamanda Konvansiyonun esnekliğini ve devletlerin kendi hukuk geleneklerini koruma alanını da göstermektedir.
Özetle Singapur Konvansiyonu, ticaretin yalnızca kazanç değil aynı zamanda güven ve süreklilik üzerine inşa edilmesi gerektiğini hatırlatan küresel bir araçtır. Bu nedenle pek çok gözlemci tarafından “arabuluculuk için New York Konvansiyonu” olarak adlandırılması tesadüf değildir. Konvansiyon, devletlerin daha geniş katılımıyla birlikte uluslararası ticaretin barışçıl, hızlı ve güvenilir temeller üzerine kurulmasına öncülük etmektedir.
Singapur Konvansiyonu’nun Ekonomik ve Pratik Etkisi
1) Öngörülebilirlik ve işlem maliyetleri
Sınır ötesi bir sulh anlaşmasının bir ülkede mahkemeye doğrudan götürülüp icra edilebilmesi, taraflar için hem zaman hem para maliyetini düşürür. Konvansiyonun dibacesi açıkça, arabuluculuğun kullanılmasının “devletlerin adalet yönetiminde tasarruf” sağladığını ve ticari ilişkilerin daha az kopuş yaşamasına yardımcı olduğunu vurgular. Aynı dibacede, farklı hukuk ve ekonomik sistemleri olan devletlerce kabul edilebilir bir çerçevenin, ahenkli uluslararası ekonomik ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacağı belirtilir; bu da öngörülebilirliğin ekonomik değerini teyit eder.
2) İcra güvencesi sayesinde risk priminin azalması (mekanizma mantığı)
Uluslararası sözleşmelerde belirsizlik Doğrudan maliyet (yeni dava/tahkim açma) yanında risk primi yaratır. Konvansiyon, arabuluculuk anlaşmalarının icrasında ortak bir yol sunduğu için, tarafların beklediği hukukî kesinliği artırır. Bu, kredi ve tedarik şartlarında daha rasyonel fiyatlama yapılmasına imkân verebilir. Burada herhangi bir yüzde ya da parasal etki iddiası ortaya atılmadan, mekanizmanın işleyişi anlatılmaktadır.
3) Dijital belgeler ve uyum (compliance) maliyetleri
Konvansiyon, yazılılık şartını elektronik ortam için de açıkça tanır; önemli olan, metnin sonradan başvurulabilecek şekilde erişilebilir olmasıdır. Bu, çok taraflı tedarik zincirlerinde e-belgelerin kullanılabilmesini kolaylaştırır ve arşiv/erişim maliyetlerini düşürür.
Öte yandan icra için ibraz edilmesi gereken belgeler (taraflarca imzalı sulh anlaşması ve arabuluculukla kurulduğunu gösteren deliller) belirli bir uyum ve ispat yükü getirir; bu da uygulamada operasyonel adımlar ve sınırlı da olsa bir işlem maliyeti anlamına gelir.
4) Yargı üzerindeki yük ve kamusal fayda
Konvansiyonun çerçevesi, devletlerin adalet yönetimi bakımından tasarruf sağlayan arabuluculuk etkisini teyit eder. Bu, kamu kaynaklarının daha verimli kullanımına işaret eder; dolayısıyla kamusal maliyet tarafında da olumlu sonuçlar beklenir. Burada ifade edilen etki, Konvansiyon’un dibacesindeki açık tespitlere dayanmaktadır.
5) Kapsam ve yeknesaklığın ekonomik önemi
Aile, miras, iş gibi alanların kapsam dışı bırakılması; mahkemece karar hâline getirilmiş veya hakem kararı olarak kaydedilmiş sulh anlaşmalarının Konvansiyon dışında kalması (yani tahkime/mahkeme kararına dönüşen yolun ayrı rejimleri) yeknesaklığı sınırlayabilir. Bu sınırlama, sektör bazında farklı hukuk yollarını yan yana kullanma ihtiyacını doğurabilir; ancak aynı zamanda düzenin net sınırlarını çizdiğinden anlaşma tasarımı sırasında önden maliyetlerin doğru hesaplanmasına yardım eder.
6) Benimsenme düzeyi ve ağ etkisi (network effect)
16 Eylül 2025 itibarıyla 59 imzacı ve 19 taraf devlet bulunması, düzenin küresel ölçekte yaygınlaşıp yaygınlaşmadığına dair temel göstergedir. Taraf devlet sayısı arttıkça, bir anlaşmanın karşı ülkede icrası için “ikili araştırma” gereksinimi azalır; bu da ölçek ekonomisi ve ağ etkisi yaratır. Güncel statünün (ör. Brezilya’nın 6 Ağustos 2025’te onayıyla 19. taraf olması) bu etkiyi güçlendirmesi beklenir.
Singapur Konvansiyonu İmzacı ve Taraf Devletler
İmzacı Devletler (59 ülke)
Afganistan, Angola, Bahreyn, Belarus, Benin, Brezilya, Brunei Darussalam, Burkina Faso, Şili, Çin, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ekvador, Eswatini, Fiji, Gabon, Gana, Grenada, Guatemala, Guyana, Hindistan, İran, İsrail, Jamaika, Ürdün, Kazakistan, Laos, Lüksemburg, Malezya, Maldivler, Mali, Mauritius, Karadağ, Moğolistan, Moritanya, Nepal, Nijerya, Kuzey Makedonya, Pakistan, Paraguay, Filipinler, Katar, Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Suudi Arabistan, Sierra Leone, Singapur, Sri Lanka, Sudan, Tanzanya, Trinidad ve Tobago, Türkiye, Uganda, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika Birleşik Devletleri, Uruguay, Venezuela, Vietnam, Zambiya, Zimbabve, Seyşeller.
Taraf Devletler (19 ülke)
Belarus, Brezilya, Ekvador, Fiji, Gürcistan, Hindistan, Honduras, Kazakistan, Maldivler, Nijerya, Katar, Suudi Arabistan, Singapur, Türkiye, Uganda, Zambiya, Mauritius, Paraguay, Sierra Leone.
Not: Brezilya, 6 Ağustos 2025 tarihinde Konvansiyonu onaylamış ve 19. taraf devlet olmuştur. Konvansiyon, Brezilya açısından 6 Şubat 2026’da yürürlüğe girecektir.
Singapur Konvansiyonu Hakkında SSS (Sıkça Sorulan Sorular)
Singapur Konvansiyonu nedir?
BM tarafından kabul edilen, resmi adıyla “Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmalarına Dair Birleşmiş Milletler Konvansiyonu”dur. Uluslararası ticari sulh anlaşmalarının, taraf devletlerde doğrudan icra edilmesini amaçlar.
Konvansiyon ne zaman ve nerede imzaya açıldı?
7 Ağustos 2019’da Singapur’da, 46 ülkenin katıldığı törenle imzaya açıldı.
Konvansiyon ne zaman yürürlüğe girdi?
4 Eylül 2020 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bugün kaç ülke imzacı, kaç ülke taraf?
16 Eylül 2025 itibarıyla 59 ülke imzacı, 19 ülke taraf. En son taraf olan ülke: Brezilya (6 Ağustos 2025).
Konvansiyon hangi uyuşmazlıklara uygulanır?
Uluslararası nitelikteki ticari uyuşmazlıklara ilişkin arabuluculuk sonucu yapılan sulh anlaşmalarına uygulanır. Aile, miras, işçi-işveren ve tüketici işlemleri kapsam dışıdır.
Bir anlaşmanın “uluslararası” sayılması için ne gerekir?
- Tarafların iş yerleri farklı ülkelerdeyse,
- Anlaşmanın uygulanacağı yer tarafların iş yerlerinden farklı bir ülkedeyse,
- Konu en yakından başka bir ülkeyle bağlantılıysa.
Konvansiyona göre arabuluculuk nasıl tanımlanır?
Tarafların, uyuşmazlığı çözmek için üçüncü bir kişinin yardımıyla, fakat bu kişinin zorlayıcı bir karar verme yetkisi olmadan yürüttüğü süreçtir.
Mahkemeye hangi belgeler sunulmalıdır?
- Tarafların imzaladığı sulh anlaşması,
- Anlaşmanın arabuluculuk sonucunda yapıldığını gösteren kanıt (arabulucu imzası, kurum belgesi veya eşdeğer kanıt).
Yetkili makam ayrıca tercüme talep edebilir.
İcra talebi hangi durumlarda reddedilebilir?
- Taraflardan birinin ehliyetsizliği,
- Anlaşmanın geçersizliği,
- Yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması,
- Anlaşma şartlarına aykırılık,
- Arabulucunun tarafsızlık ihlali,
- Kamu düzenine aykırılık,
- Uyuşmazlık konusunun arabuluculuğa elverişli olmaması.
Konvansiyon ile New York Konvansiyonu arasındaki fark nedir?
New York Konvansiyonu (1958), yabancı hakem kararlarının tanınması ve icrasını düzenler. Singapur Konvansiyonu ise arabuluculuk anlaşmaları için benzer bir çerçeve sağlar. Ancak kapsam, istisnalar ve taraf sayısı bakımından farklılıklar vardır.
Konvansiyon iş dünyası için neden önemlidir?
- Hız ve düşük maliyet,
- İcra güvencesi,
- Tarafların ilişkilerini koruma,
- Uluslararası öngörülebilirlik sağlar.
Kamu düzeni istisnası neden tartışmalıdır?
Çünkü kamu düzeni kavramı her devlette farklı yorumlanabilir. Bu da uygulamada yeknesaklığı zorlaştırabilir.
Konvansiyon dijital belgeleri kapsar mı?
Evet, sulh anlaşmalarının elektronik ortamda düzenlenmesi mümkündür. Önemli olan erişilebilir ve kanıtlanabilir olmasıdır.
Konvansiyon kapsamına girmeyen anlaşmalar için ne yapılır?
Yerel hukuk yolları (mahkeme onayı, tahkim kararı gibi) kullanılmaya devam edilir.
Singapur Konvansiyonu neden “yeni dönemin kapısı” olarak görülüyor?
Çünkü arabuluculuk anlaşmalarını küresel ölçekte icra edilebilir hale getirerek, uluslararası ticarette güveni ve iş birliğini güçlendiren yeni bir standart oluşturuyor.