2025’te Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Anasayfa 5 Blog 5 2025’te Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
ADR Istanbul

ADR Istanbul

ADRIstanbul kurum, kuruluşlar, yatırımcılar, işverenler, devletler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında kalıcı, sürdürülebilir, katma değeri yüksek anlaşmalara hızla ulaşılması için servis veren bir platformdur.

19 Tem 2025

Hedefler, Gerilim Alanları ve Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, 2015 yılında dünya ülkelerinin ortak geleceği için kabul ettiği bir yol haritasıydı. Yoksulluğun sona erdirilmesi, eşitsizliklerin azaltılması, iklim krizine karşı somut adımlar atılması gibi 17 hedef, 2030 yılına kadar erişilmesi planlanan küresel standartları tanımlıyordu. Aradan geçen on yılda dünya çok şey yaşadı — pandemi, ekonomik sarsıntılar, çatışmalar, derinleşen eşitsizlikler.

Ve artık 2025’teyiz. Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2025, bu 17 hedefte ne kadar ilerleyebildiğimizi göstermekle kalmıyor; aynı zamanda ilerlemenin neden bu kadar yavaşladığını ve hatta bazı başlıklarda neden geri gittiğimizi de açıkça ortaya koyuyor. Rapora göre hedeflerin yalnızca küçük bir bölümü 2030’a kadar tamamlanabilecek gibi görünüyor; bu da sistemde yapısal sorunların sürdüğünü düşündürüyor.

Bu yazıda, her bir hedefin bugünkü durumuna kısaca bakarken, başka bir soruyu da sormak istiyoruz: Bu hedeflerin hayata geçirilmesi sırasında ne tür uyuşmazlıklar ortaya çıkıyor veya çıkabilir?

Çünkü yoksullukla mücadele ederken hak sahipliği tartışmaları, su kaynaklarını yönetirken bölgesel gerilimler, iklim politikaları yürürlüğe girerken sektör çatışmaları gibi çok sayıda potansiyel çatışma hattı oluşabiliyor.

Amaç 1: Yoksulluğa Son

Dünya genelinde yalnızca %17 oranında hedefin 2030 yılına kadar gerçekleşmesi bekleniyor ve yoksullukla mücadelede ilerleme durma noktasında. Sahra Altı Afrika’da nüfusun %40’ından fazlası hâlâ aşırı yoksulluk içinde yaşıyor.

Sosyal yardımların dağılımı, kamu hizmetlerine erişim ve kaynak paylaşımı gibi konular bireyler ve topluluklar arasında eşitsizlik algısıyla gerilim yaratabilir.

Amaç 2: Açlığa Son

Sürdürülebilir azot yönetimi ve tarımsal verimlilik gibi göstergelerde gerileme var. Gıda güvencesi bozuldu; 2023 itibarıyla dünya genelinde 735 milyon insan kronik açlıkla karşı karşıya.

Gıdaya erişimdeki eşitsizlik, tarım desteklerinin dağılımı ve doğal kaynak kullanımı gibi alanlar, üreticiler ve kurumlar arasında çatışmalara yol açabilir.

Amaç 3: Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam

5 yaş altı çocuk ölümleri düşse de, sağlık sistemlerinin zayıflığı ve azalan kalkınma yardımları nedeniyle ilerleme riske girdi. 2025 raporuna göre dünya nüfusunun %30’u temel sağlık hizmetlerine düzenli erişemiyor.

Sağlık hizmetlerinin dağılımı, aşı ve ilaç temini gibi alanlarda kaynak rekabeti ve eşitsizlik, toplumsal gruplar arasında uyuşmazlık doğurabilir.

Amaç 4: Nitelikli Eğitim

Pandemi sonrası öğrenme kaybı büyük oldu; ilköğretim çağındaki çocukların %70’i temel okuma becerilerinden yoksun. 2025 raporuna göre düşük gelirli ülkelerde dijital eğitim altyapısı hâlâ büyük oranda eksik.

Eğitim kaynaklarının dağılımı, fırsat eşitsizliği ve uzaktan eğitime erişimdeki dengesizlikler, aileler, bölgeler ve kurumlar arasında çatışma zemini oluşturabilir.

Amaç 5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Dünya genelinde kadınların yalnızca %26’sı parlamento üyeliğine sahip. Ücret eşitsizliği sürüyor, bakım emeğinin büyük bölümü hâlâ kadınlar üzerinde.

Cinsiyet temelli ayrımcılık, karar alma süreçlerinden dışlanma ve şiddete karşı yetersiz koruma gibi konular, bireyler ve kurumlar arasında sürekli bir gerilim yaratabilir.

Amaç 6: Temiz Su ve Sanitasyon

2025 itibarıyla 2 milyardan fazla insan hâlâ güvenli içme suyuna erişemiyor. Su altyapıları özellikle kırılgan bölgelerde yetersiz, sanitasyon hizmetlerinde küresel eşitsizlik sürüyor.

Su kaynaklarının paylaşımı, altyapı yatırımlarının yönlendirilmesi ve kirlilik sorunları; topluluklar, sektörler ve yerel yönetimler arasında uyuşmazlık doğurabilir.

Amaç 7: Erişilebilir ve Temiz Enerji

2025 itibarıyla dünya nüfusunun %91’i elektrik erişimine sahip olsa da, Sahra Altı Afrika’da bu oran %50’nin altında. Yenilenebilir enerji yatırımlarının %80’den fazlası yüksek gelirli ülkelerde yoğunlaşıyor.

Enerji altyapısına erişimdeki eşitsizlik, kaynak dağılımı ve geçiş politikaları; devletler, özel sektör ve yerel halk arasında uyuşmazlık riskini artırıyor.

Amaç 8: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme

Küresel genç işsizlik oranı %15’in üzerinde seyrediyor; düşük ve orta gelirli ülkelerde iş gücünün yarısından fazlası kayıt dışı çalışıyor. Pandemi sonrası toparlanma kırılgan.

Çalışma koşulları, ücret adaleti, sosyal güvenlik sistemleri ve iş güvencesi gibi konular, işçi-işveren-devlet ilişkilerinde ciddi gerilim alanları yaratabilir.

Amaç 9: Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı

Mobil genişbant erişimi 2015’ten bu yana ciddi artış gösterdi; ancak düşük gelirli ülkelerde dijital altyapı hâlâ yetersiz. Küresel Ar-Ge harcamalarının %80’i sadece 10 ülkede toplanıyor.

Teknolojiye erişim, altyapı yatırımlarının dağılımı ve sanayileşme öncelikleri konusunda kamu-özel sektör-toplum arasında çıkar çatışmaları yaşanabilir.

Amaç 10: Eşitsizliklerin Azaltılması

Gelir eşitsizliği birçok ülkede derinleşti. En yoksul %40’lık kesimin toplam gelirden aldığı pay düşük kalıyor. Göçmenler, kadınlar ve kırsal topluluklar sosyal hizmetlere erişimde dışlanabiliyor.

Gelir, hizmet ve fırsat eşitsizlikleri bireyler, gruplar ve bölgeler arasında toplumsal gerilimlerin artmasına neden olabilir.

Amaç 11: Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar

Kentsel nüfusun %30’undan fazlası hâlâ güvenli konutlardan yoksun. Hava kirliliği ve afet riski yüksek şehirlerde altyapı zayıf. Plansız kentleşme yaygın.

Konut, ulaşım, kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımları gibi konular, yerel halk ile kamu kurumları veya özel sektör arasında uyuşmazlık yaratabilir.

Amaç 12: Sorumlu Tüketim ve Üretim

Küresel malzeme ayak izi kişi başı 2015’ten bu yana %15’ten fazla arttı. Gıda israfı yüksek gelirli ülkelerde ciddi boyutlara ulaştı; elektronik atıkların %80’i kayıtsız biçimde elden çıkarılıyor.

Doğal kaynakların kullanımı, atık yönetimi ve üretim zincirlerinin etik dışı uygulamaları şirketler, tüketiciler ve kamu otoriteleri arasında uyuşmazlık doğurabilir.

Amaç 13: İklim Eylemi

Hiçbir ülke iklim hedeflerinde 1,5°C senaryosuyla tam uyumlu değil. Sera gazı emisyonlarında azalma değil artış yaşanıyor. İklim finansmanı ihtiyacı yıllık 1 trilyon doların üzerinde.

Emisyon azaltımı, karbon piyasaları, enerji dönüşümü ve iklim politikaları, ülkeler, sektörler ve topluluklar arasında çıkar çatışmalarına neden olabilir.

Amaç 14: Sudaki Yaşam

Denizlerin yalnızca %8’i koruma altında; deniz kirliliği ve aşırı avlanma devam ediyor. Mercan resiflerinin %70’inden fazlası ısınma ve asitleşme nedeniyle tehdit altında.

Balıkçılık hakları, kıyı kullanımı, turizm ve kirlilik gibi konular, yerel halk, endüstriyel aktörler ve çevre grupları arasında uyuşmazlık yaratabilir.

Amaç 15: Karasal Yaşam

Kırmızı Liste Endeksi 2015’ten bu yana geriledi; biyolojik çeşitlilik kaybı hızlandı. Orman alanlarının net azalımı sürüyor, özellikle tropikal bölgelerde. Sürdürülebilir arazi kullanımı yaygın değil.

Arazi kullanımı, madencilik, tarım genişlemesi ve orman yönetimi gibi alanlarda yerel halk, özel sektör ve kamu kurumları arasında ciddi gerilimler ortaya çıkabilir.

Amaç 16: Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar

Basın özgürlüğü ve yolsuzluk algısında küresel ölçekte gerileme var. Şiddet olayları artarken, hukukun üstünlüğü zayıflayan ülkelerin sayısı yükseldi.

Haklara erişim, güvenlik uygulamaları, yargıya güven ve kamu yönetiminde hesap verebilirlik gibi konular toplumlar içinde ve kurumlar arasında uyuşmazlık doğurabilir.

Amaç 17: Amaçlar İçin Ortaklıklar

SDG hedeflerinin sadece %17’si 2030’a kadar gerçekleşme yolunda. Gelişmekte olan ülkelerde finansmana erişim sınırlı, küresel iş birliği zayıflamış durumda.

Kaynak paylaşımı, uluslararası destek taahhütleri, teknoloji transferi ve küresel ticaret sistemindeki adaletsizlikler devletler ve kurumlar arasında çatışma zemini oluşturabilir.

Gördüklerimiz ve Sorduklarımız

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, yalnızca bir hedefler listesi değil; ülkelerin, kurumların ve bireylerin birlikte yöneldiği ortak bir yaşam vizyonu. Ancak 2025 itibarıyla gelinen nokta, bu vizyonun uygulanmasında ciddi tıkanıklıklar yaşandığını gösteriyor. Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’nun ortaya koyduğu veriler; kaynak eşitsizliği, altyapı eksiklikleri, politik gerilimler ve kırılgan sosyal yapılar gibi çok katmanlı sorunlara işaret ediyor.

Her bir hedefin mevcut durumunu değerlendirirken, aynı zamanda bu alanların içinde barındırdığı çatışma potansiyellerine de dikkat çekmek önemli hâle geliyor. Çünkü sürdürülebilirlik sadece teknik göstergelerle değil; sürecin adilliği ve kapsayıcılığıyla da ilgilidir.

İlerlemeyi mümkün kılmak için yalnızca teknik çözümler değil, toplumsal uyumu önceleyen, yapıcı ve kapsayıcı süreçler de gerekiyor. Hedeflere ulaşmak kadar, o hedefler yolunda yaşanan anlaşmazlıkların nasıl yönetildiği de gidişatı belirleyecek.

 

Bu Yazı Hangi Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına Hizmet Ediyor?

Nitelikli Eğitim Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Erişilebilir ve Temiz Enerji İnsana Yakışır İş ve Ekonomik büyüme Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı Eşitsizliklerin Azaltılması İklim Eylemi Karasal Yaşam Barış Adalet ve Güçlü Kurumlar Amaçlar İçin Ortaklıklar

ADR Istanbul

ADR Istanbul

ADRIstanbul kurum, kuruluşlar, yatırımcılar, işverenler, devletler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında kalıcı, sürdürülebilir, katma değeri yüksek anlaşmalara hızla ulaşılması için servis veren bir platformdur.

19 Tem 2025

Diğer Yazılarımız

Acının Gölgesinde Arabuluculuk: Tanıklık Etmek, Taşımak Değil

Acının Gölgesinde Arabuluculuk: Tanıklık Etmek, Taşımak Değil

Simone Weil 1942'de şöyle yazdı: "Mutsuz olanların bu dünyada ihtiyaç duyduğu tek şey, kendilerine dikkatlerini verebilecek insanlardır. Bir ıstırap çekene gerçekten dikkat verebilmek son derece nadir ve güç bir şeydir; neredeyse bir mucizedir. Buna sahip olduğunu...

Bizi sosyal medyada da takip edin.