Acının Gölgesinde Arabuluculuk: Tanıklık Etmek, Taşımak Değil

Anasayfa 5 Blog 5 Acının Gölgesinde Arabuluculuk: Tanıklık Etmek, Taşımak Değil
ADR Istanbul

ADR Istanbul

ADRIstanbul kurum, kuruluşlar, yatırımcılar, işverenler, devletler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında kalıcı, sürdürülebilir, katma değeri yüksek anlaşmalara hızla ulaşılması için servis veren bir platformdur.

14 Nis 2026

Acının Gölgesinde Arabuluculuk

Simone Weil 1942’de şöyle yazdı: “Mutsuz olanların bu dünyada ihtiyaç duyduğu tek şey, kendilerine dikkatlerini verebilecek insanlardır. Bir ıstırap çekene gerçekten dikkat verebilmek son derece nadir ve güç bir şeydir; neredeyse bir mucizedir. Buna sahip olduğunu sananların büyük çoğunluğu bu kapasiteye sahip değildir. Sıcak kalplilik, dürtüsellik, acıma yetmez.”

Weil bunu arabuluculuk için yazmadı. Ama bir arabulucunun masada yapması gereken şeyi bu kadar kesin tanımlayan başka bir cümle bulmak zor: ne yargılamak, ne düzeltmek, ne de taşımak. Sadece gerçekten orada olmak.

Tammy Lenski 2015’te Mediate.com‘da yayımladığı yazıda bu kapasiteyi tartışmaya açtı. Sorduğu sorular basitti: Çatışmanın altında yatan acıyla ne yapacağız? Acı bizim işimiz mi, değil mi? Eğer işimizse, onu taşımadan nasıl yanında duracağız?

Çatışmanın Altında Ne Var?

Her uyuşmazlık bir yüzey hikayesine sahiptir. Alacak miktarı, hisse oranı, sözleşme maddesi, tazminat talebi. Bunlar masanın üzerinde görünür. Altında ise genellikle başka bir şey yatar: hayal kırıklığı, ihanet hissi, tanınma ihtiyacı, kayıp.

Amerika’da Evlilik Hukuku Akademisi’nin 2024 yılında yayımladığı araştırma, arabuluculuğa dahil olan tarafların büyük çoğunluğunun bir tür travmatik deneyimle sürece girdiğini belgeliyor. Boşanma, ticari ortaklığın çöküşü, iş kaybı, malpraktis davası; hatta dava açmak için zorunlu tutulan ön arabuluculuk süreci bile başlı başına travmatik olabilir, tarafları yaşananları yeniden yaşamaya zorladığı için.

Aynı araştırma travmanın tarafların davranışlarını doğrudan etkilediğini de gösteriyor. Amigdala belirli bir eşiğin ötesinde aktive olduğunda kişi düzenleyici düşünme kapasitesini yitirir. O noktada “sakin olun” ya da “rasyonel düşünelim” demek işe yaramaz. Kişi artık geçmişteki bir anda yaşıyordur; beden sanki tehdit hâlâ devam ediyormuş gibi tepki verir.

Arabulucu bunu görmezden geldiğinde süreç yine de ilerleyebilir, sayılar hareket edebilir, belki anlaşma bile sağlanabilir. Ama yaşananların gerçekten çözüldüğünden söz etmek güçleşir.

Travmaya Bilinçli Arabuluculuk

Psikoloji ve hukuk alanlarının kesişiminden doğan travmaya bilinçli arabuluculuk yaklaşımının temel ilkesi şudur: tarafların davranışlarını patoloji olarak değil, yaşananların doğal bir sonucu olarak okumak.

Soru değişir: “Ne yanlış yaptınız?” yerine “Ne yaşadınız?” Küçük bir fark gibi görünür. Pratikte her şeyi değiştirir.

Bu yaklaşım beş ilke üzerine oturur. Güvenlik: fiziksel ve duygusal güvenlik ön koşuldur; taraf güvende hissetmeden açılmaz. Şeffaflık: süreç hakkında net bilgi vermek, ne olacağını önceden paylaşmak, tarafların kontrolü ellerinde tuttuğunu hissetmelerini sağlar. Seçim: travma yaşamış bireyler çoğu zaman kontrol duygusunu yitirmiş hisseder; küçük tercihler bile güçlendirici olabilir. İşbirliği: “Ben biliyorum, siz uygulayın” yerine “birlikte bir yol bulalım.” Güçlendirme: tarafın kendi kararını verebileceğini, güçlü yanlarının olduğunu hatırlatmak.

Bu ilkeler arabuluculuğa özgü değil. Sağlık, eğitim ve sosyal hizmet alanlarında yıllardır uygulanıyor. Arabuluculuk bu birikimi pratiğine taşımakta görece geç kaldı.

Tanıklık Etmek Ne Demektir?

Weil’in “gerçek dikkat” dediği şey ile mesleki empati arasında kritik bir fark var.

Empati, karşındakinin hissettiklerini anlamaya çalışmaktır. Tanıklık etmek bir adım daha ileri gider: karşındakinin deneyiminin gerçekliğini, onu değiştirmeye ya da düzeltmeye çalışmadan kabul etmek.

Arabuluculuk masasında bu ayrım somut bir biçimde karşımıza çıkar. Bir taraf yıllarca süren iş ortaklığının nasıl çöktüğünü, kendini nasıl ihanete uğramış hissettiğini anlatıyor. Arabulucunun içgüdüsel tepkisi genellikle ikisinden biri olur: ya süreci ilerletmek için o konuyu kapatmak, ya da sempatiyle karşılık vermek.

Tanıklık etmek bunların hiçbirini değil, üçüncü bir şeyi gerektirir: o anın tam içinde, yargılamadan ve gündem olmadan, orada durmak. Lenski’nin dediği gibi, acıdan rahatlama çoğu zaman ona yaklaşmakla gelir, uzaklaşmakla değil.

Bu, arabulucunun terapist rolüne geçeceği anlamına gelmiyor. Aksine, sınır son derece önemli. Ama o sınır “bu benim işim değil” ile “ben buradayım” arasında bir yerdedir. İkinci cümle terapötik değil, insani.

Arabulucunun Kendi Ağırlığı

Acıya tanıklık etmek arabulucuyu nasıl etkiler?

Figley’in 1995’te tanımladığı ikincil travmatik stres kavramı, başkasının travmasına maruz kalan yardım profesyonellerinin de benzer belirtiler geliştirebildiğini gösterdi: müdahil düşünceler, kaçınma eğilimi, duygusal tükenme. Bu durum terapistlerde, sosyal hizmet uzmanlarında, acil tıp çalışanlarında ve hukuk profesyonellerinde gözlemlendi. Arabulucular bu araştırmaların henüz yeterince incelenmemiş bir kesimidir.

Şefkat yorgunluğu olarak da bilinen bu durum, Stamm’ın çerçevesine göre iki bileşenden oluşur: ikincil travmatik stres ve mesleki tükenme. İkisi çoğu zaman iç içe geçer, biri diğerini derinleştirir.

Ama önemli bir bulgu da şu: başkasının acısına maruz kalmak tek başına şefkat yorgunluğuna yol açmıyor. Belirleyici olan, profesyonelin o acıyı nasıl işlediğidir. Öz-eleştiri yüksek olduğunda risk artıyor. Süpervizyon, meslektaş desteği ve sağlıklı sınırlar ise koruyucu faktörler olarak öne çıkıyor.

Tanıklık etme kapasitesini geliştirmek, kendinizi korumanın yollarını geliştirmekle birlikte gitmek zorunda.

Pratikte Ne Değişir?

İlk toplantıdan önce: Taraflara sadece “arabuluculuk şu şekilde işler” bilgisi değil, “süreçte yoğun duygular yaşayabilirsiniz ve bu normaldir” çerçevesi de verilebilir. Bu basit bilgilendirme tarafların beden tepkilerini yönetmelerine yardımcı olabilir.

Duygu anları: Bir taraf anlatımını durdurdu, nefes aldı, gözleri doldu. Bu, çözüme giden süreçten bir sapma değil; sürecin tam içindedir. Bu anı kapatmak yerine ona yer vermek çoğu zaman tıkanan müzakereyi açar.

Özür ve tanınma: Araştırmalar arabuluculuk süreçlerinde tarafların sıklıkla tanınma aradığını gösteriyor; bunu açıkça dile getirmeseler bile. Bu bazen para değil, “yaşadıklarınızın farkındayım” cümlesidir. Arabulucu bu ihtiyacı görebildiğinde hem süreç hem anlaşmanın sürdürülebilirliği değişiyor.

Sınır farkındalığı: Bir anı tutmak ile bir süreci yönetmek arasındaki dengeyi gözetmek, her arabulucunun kendi pratiğinde geliştirmesi gereken bir beceridir. Süpervizyon ve meslektaş desteği burada teorik değil, zorunludur.

Mucize Değil, Beceri

Weil’in “neredeyse bir mucize” dediği şey aslında bir beceridir. Nadir olmasının nedeni doğasında değil, nadiren öğretilmesinde yatıyor.

Arabuluculuk eğitimleri çoğunlukla süreç yönetimine, müzakere tekniklerine ve yasal çerçevelere odaklanır. Bunlar zorunludur. Ama masanın karşısındaki insanın ne taşıdığını görmek ve o ağırlığı onun adına taşımadan yanında durmak da bir beceridir. Öğrenilebilir, geliştirilebilir ve korunabilir.

Kaynaklar

  • Lenski, T. (2015). Bearing Witness to Suffering: Mediating in the Shadow of Pain. Mediate.com
  • Trauma-Informed Mediation: A Path Forward. Journal of the American Academy of Matrimonial Lawyers, Vol. 37, 2024
  • Trauma-Informed Care in Mediation. Mediate.com, 2023
  • Trauma-Informed Mediation: 6 Key Strategies for Attorneys and Mediators. Miles Mediation Blog, 2024
  • Figley, C.R. (1995). Compassion Fatigue: Coping with Secondary Traumatic Stress Disorder in Those Who Treat the Traumatized. Brunner/Mazel
  • Stamm, B.H. (2010). The Concise ProQOL Manual. ProQOL.org
  • Ondrejková, N. et al. (2022). Prevalence of compassion fatigue among helping professions. Health & Social Care in the Community
  • Weil, S. (1942). Waiting for God. (Türkçe: Tanrıyı Beklerken)

 

ADR Istanbul

ADR Istanbul

ADRIstanbul kurum, kuruluşlar, yatırımcılar, işverenler, devletler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında kalıcı, sürdürülebilir, katma değeri yüksek anlaşmalara hızla ulaşılması için servis veren bir platformdur.

14 Nis 2026

Diğer Yazılarımız

Bizi sosyal medyada da takip edin.