Ortağınızla Anlaşamıyorsanız Mahkemeden Önce Bilmeniz Gereken 5 Şey

Anasayfa 5 Blog 5 Ortağınızla Anlaşamıyorsanız Mahkemeden Önce Bilmeniz Gereken 5 Şey
ADR Istanbul

ADR Istanbul

ADRIstanbul kurum, kuruluşlar, yatırımcılar, işverenler, devletler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında kalıcı, sürdürülebilir, katma değeri yüksek anlaşmalara hızla ulaşılması için servis veren bir platformdur.

7 Nis 2026

Ortağınızla aranızda ciddi bir sorun çıktığında ilk dürtü genellikle aynıdır: avukat aramak, dava açmak, bir an önce “çözmek.”

Bu anlaşılır. Belirsizlik baskı yaratır. Ama mahkeme yoluna girmeden önce bilmeniz gereken birkaç şey var. Bir kısmı yasal zorunluluk, bir kısmı ise pek çok şirket sahibinin sonradan keşfettiği pratik gerçekler.

1. Dava açmadan önce zaten arabulucuya gitmek zorundasınız

Bunu bilmeden hazırlığa başlayan ortaklar az değil.

Türk hukukunda, ortaklar ve hissedarlar arasındaki para ve tazminat uyuşmazlıklarında, dava açabilmek için önce arabuluculuk sürecinden geçmiş olmak zorunlu. Bu adım atlanırsa mahkeme davayı usulden reddediyor. Yani avukatlık masrafı yapılmış, zaman harcanmış ama kapıdan geri dönülmüş olunuyor.

Arabuluculuk burada bir seçenek değil, yasal sürecin kendisi.

2. Mahkeme uyuşmazlığı çözmez, tarafları yıpratır

Dava yolunu düşünenler genellikle şunu varsayar: “Kazanırsam mesele biter.”

Ortaklık davalarında bu pek böyle işlemez. Yıllarca süren bir dava boyunca şirket yönetimi sekteye uğrar. Çalışanlar ne olduğunu bilmez. Müşteriler ve tedarikçiler durumu fark eder. Kaynaklar işe değil avukatlık masrafına ve toplantılara akar.

Ve dava bittiğinde, karar kimin lehine olursa olsun, çoğu zaman şirket de ortaklık ilişkisi de artık yoktur.

Kendinize sorun: Kazansanız bile, bu sürecin sonunda elinizde ne kalmasını istiyorsunuz?

3. Mahkemede her şey kayıt altına girer

Ortaklık davaları kamuya açık süreçlerdir. İddialar, belgeler, savunmalar kayıt altına alınır.

Dava kendi sektörünüzde duyulduğunda bunun müşterilere, tedarikçilere ve çalışanlarınıza nasıl yansıyacağını düşünün. Ortak müşterileriniz varsa, aynı sektörde faaliyet gösteriyorsanız ya da kurumsal itibar hassasiyetiniz yüksekse bu risk küçümsenemez.

Arabuluculukta ise görüşmelerde söylenen hiçbir şey dışarıya çıkmaz ve mahkemede delil olarak kullanılamaz. Bu bir tercih meselesi değil, yasal bir güvence.

4. Ayrılmak istiyorsanız da çıkmaz hissediyorsanız da seçenekleriniz var

Arabuluculuk yalnızca tarafları “barıştırmak” için kullanılmaz.

Ayrılma kararı çoktan verilmiş olsa bile; hisse devri koşulları, değerleme, rekabet yasağı, devir takvimi gibi konularda da uygulanabilir. Mahkemede bu kararları siz vermezsiniz, hâkim verir.

Anlaşmazlık bir karar kilidi ise, yani şirket yürüyor ama hiçbir önemli karar bir türlü alınamıyorsa, yapılandırılmış bir müzakere zemini bu tıkanıklığı çözmenin en pratik yolu olabilir.

5. Sonuç çıkmazsa hiçbir hakkınızı kaybetmezsiniz

“Arabuluculuğa girsem mahkeme hakkımdan vazgeçmiş mi olurum?” Bu en sık sorulan sorulardan biri.

Yanıt net: hayır. Süreç sonuçsuz kalırsa dava yolu tamamen açık kalmaya devam eder. Görüşmelerde söyledikleriniz mahkemede aleyhinize kullanılamaz. Yani denemiş olmak size herhangi bir hukuki dezavantaj yaratmaz.

Anlaşmaya varılırsa ise tablo farklı: bu anlaşma mahkeme kararıyla aynı hukuki gücü taşır, icra edilebilir ve bağlayıcıdır.

Kendinize sorun: Denemeden ne kaybedersiniz?

Hangi yöntem sizin için doğru?

Her uyuşmazlık aynı değildir. Bazı durumlarda arabuluculuk, bazı durumlarda fasilitasyon ya da müzakere daha uygun olabilir. Hangi yolun işe yarayacağı uyuşmazlığın niteliğine, tarafların iletişim durumuna ve hedeflenen sonuca göre değişir.

Uyuşmazlığınızın hangi yönteme uygun olduğunu anlamak için ön değerlendirme talep edebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Arabuluculuk zorunlu mu, isteğe bağlı mı?

İkisi de mevcut. Ortaklar ve hissedarlar arasındaki para alacağı ve tazminat uyuşmazlıklarında arabuluculuk, dava açabilmek için zorunlu bir adım. Bunun dışındaki uyuşmazlıklarda ise isteğe bağlı olarak başvurulabiliyor.

Karşı taraf sürece katılmak istemezse ne olur?

Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki davalarda ilk toplantıya katılmayan taraf, davanın sonucundan bağımsız olarak yargılama giderlerini ödemekle yükümlü. Gönüllü süreçlerde ise katılım sağlanamazsa hukuki yollar açık kalmaya devam ediyor.

Arabuluculuk anlaşması gerçekten bağlayıcı mı?

Evet. Usulüne uygun şekilde imzalanan arabuluculuk anlaşması mahkeme kararı niteliği taşır, icraya konulabilir. Uluslararası uyuşmazlıklarda ise 56 ülkede geçerliliği tanınan Singapur Konvansiyonu kapsamına girebilir.

Kaynakça

  • Türk Ticaret Kanunu No. 6102, Madde 5/A — mevzuat.gov.tr
  • 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, Madde 4 ve 18 — mevzuat.gov.tr
  • IMI, “Why Mediation?” — imimediation.org
  • IFC, “Mediating Corporate Governance Conflicts and Disputes” — ifc.org
  • JAMS, “Mediating Complex Corporate Disputes” — jamsadr.com
  • UNCITRAL, Singapore Convention on Mediation — uncitral.org

 

ADR Istanbul

ADR Istanbul

ADRIstanbul kurum, kuruluşlar, yatırımcılar, işverenler, devletler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında kalıcı, sürdürülebilir, katma değeri yüksek anlaşmalara hızla ulaşılması için servis veren bir platformdur.

7 Nis 2026

Diğer Yazılarımız

Acının Gölgesinde Arabuluculuk: Tanıklık Etmek, Taşımak Değil

Acının Gölgesinde Arabuluculuk: Tanıklık Etmek, Taşımak Değil

Simone Weil 1942'de şöyle yazdı: "Mutsuz olanların bu dünyada ihtiyaç duyduğu tek şey, kendilerine dikkatlerini verebilecek insanlardır. Bir ıstırap çekene gerçekten dikkat verebilmek son derece nadir ve güç bir şeydir; neredeyse bir mucizedir. Buna sahip olduğunu...

Bizi sosyal medyada da takip edin.