Dijital ADR’de Yeni Soru: Yapay Zekânın Sınırlarını Nasıl Belirleyeceğiz?

Anasayfa 5 Blog 5 Dijital ADR’de Yeni Soru: Yapay Zekânın Sınırlarını Nasıl Belirleyeceğiz?
ADR Istanbul

ADR Istanbul

ADRIstanbul kurum, kuruluşlar, yatırımcılar, işverenler, devletler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında kalıcı, sürdürülebilir, katma değeri yüksek anlaşmalara hızla ulaşılması için servis veren bir platformdur.

15 Eyl 2026

India Digital ADR Summit 2026 ve Yeni Delhi’deki India Gate

Uyuşmazlık çözümünde teknoloji tartışması hızla değişiyor. Birkaç yıl önce çevrim içi duruşmaları, elektronik dosya yönetimini ve uzaktan katılımı konuşuyorduk. Bugün yapay zekâ, uyuşmazlık çözümünün daha kritik aşamalarına yaklaşıyor.

12-13 Eylül’de düzenlenen India Digital ADR Summit 2026’nın gündemi bu değişimi görmek açısından önemliydi. Hindistan’ın dijital altyapıdaki deneyimini uluslararası tahkim ve uyuşmazlık çözümünde daha güçlü bir merkez olma hedefiyle birlikte ele alması da zirveyi ayrıca dikkat çekici kılıyor.

Ancak programdan geriye kalan temel soru teknoloji kapasitesinden çok, sınırlarıyla ilgili:

Yapay zekâ ne yapabilir değil, uyuşmazlık çözümünde neyi yapmasına izin vermeliyiz?

Tahkimde Yapay Zekâ İçin Beş İlke

Bu soruya en somut yanıtlardan biri, Gujarat Yüksek Mahkemesi Baş Yargıcı Sunita Agarwal’dan geldi.

“Artificial Intelligence in Arbitration: Enhancing Decision-Making Without Replacing Human Judgment” (Tahkimde Yapay Zekâ: İnsan Muhakemesinin Yerini Almadan Karar Süreçlerini Güçlendirmek) başlıklı oturumda Agarwal, tahkimde yapay zekâ kullanımı için beş ilke ortaya koydu:

  1. Orantılılık: Her yapay zekâ kullanımı aynı riski taşımıyor. Bir dosyada belirli bir belgenin bulunmasıyla, yargılamada kullanılacak bir tutanağın yapay zekâ tarafından hazırlanması aynı düzeyde denetim gerektirmiyor. Güvencelerin kullanımın niteliğine ve olası sonuçlarına göre belirlenmesi gerekiyor.
  2. Güvenilirlik: Hız, doğruluk anlamına gelmiyor. Yapay zekâ eksik, hatalı veya gerçekte var olmayan bilgiler üretebilir. Bu nedenle insan denetimi çıktıyı okumakla sınırlı kalmamalı; gerektiğinde bilgi, dayandığı asıl kaynaktan doğrulanmalı.
  3. Şeffaflık: Yapay zekâ kullanımı tahkim sürecini esaslı biçimde etkileyebilecekse bu kullanımın açıklanması gerekiyor. Dilbilgisi veya biçimlendirme gibi rutin kullanımlar ile karar sürecini etkileyebilecek kullanımlar arasında ayrım yapılması gerektiği belirtiliyor.
  4. Gizlilik ve veri koruması: Tahkimde kullanılan hassas ticari bilgilerin herhangi bir yapay zekâ aracına aktarılması, bireysel kullanıcı tercihine bırakılamayacak kadar önemli. Hangi araçların kullanılabileceği, hangi bilgilerin sisteme girilebileceği ve hangi güvencelerin uygulanacağı konusunda kurumsal kurallara ihtiyaç var.
  5. Hesap verebilirlik: Yapay zekâ yardımcı olabilir ancak sorumluluğu devralamaz. Bir çıktıyı kullanmayı tercih eden kişi, ortaya çıkan sonuçtan da sorumlu olmaya devam ediyor. Bir hatanın yapay zekâdan kaynaklandığını söylemek bu sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

Agarwal’ın delillerin analizi konusundaki yaklaşımı ise oldukça net: Yapay zekânın bu alanda rol almaması gerektiğini söylüyor.

Beş ilkenin birlikte söylediği şey önemli. Yapay zekânın tahkimde kullanımına ilişkin tartışma artık “kullanalım mı, kullanmayalım mı?” düzeyinde değil. Hangi kullanımın kabul edilebilir olduğu, hangi güvencelerin gerektiği ve sorumluluğun nerede kalacağı tartışılıyor.

Dijitalleşme Bir Yönetişim Meselesine Dönüşüyor

India Digital ADR Summit’te IDDRC tarafından tanıtılan SAMYAK platformu bu tartışmanın diğer tarafını gösteriyor. Platform, başvurudan delil yönetimine, çevrim içi duruşmalardan karar aşamasına kadar sürecin farklı bölümlerini aynı dijital altyapıda yürütmek üzere tasarlanmış.

Teknoloji sürecin bu kadar içine girdiğinde kurumların sorumluluğu da değişiyor.

Hangi araç kullanılabilir? Hangi veri sisteme girilebilir? Yapay zekâ kullanımı ne zaman açıklanmalıdır? İnsan denetimi hangi aşamalarda zorunlu olmalıdır? Bir hata meydana geldiğinde sorumluluk kimdedir?

Bunlar teknoloji sağlayıcısının tek başına cevaplayabileceği sorular değil. Tahkim ve arabuluculuk kurumlarının da teknoloji kullanımına ilişkin standartları ve denetim mekanizmalarını belirlemesi gerekiyor.

Hindistan’ın Deneyimi Neden Önemli?

Hindistan bu gelişmeleri daha geniş bir hedefle birlikte ele alıyor: uluslararası uyuşmazlık çözümünde daha güçlü bir merkez olmak.

Bu nedenle zirvede dijital altyapının yanında kurumsal tahkim, ticari arabuluculuk, profesyonel kapasite, mahkemelerin rolü ve tahkim kararlarının icrası da gündemdeydi.

Bu yaklaşım önemli. Çünkü gelişmiş bir dijital altyapı tek başına güvenilir bir uyuşmazlık çözümü sistemi yaratmıyor. Teknolojinin yanında güçlü kurumlara, açık kurallara, nitelikli uygulayıcılara ve öngörülebilir süreçlere ihtiyaç var.

Dijital ADR’nin önümüzdeki dönemini de muhtemelen bu denge belirleyecek.

Teknolojinin kapasitesi arttıkça soru, ne kadarını teknolojiye devredebileceğimiz değil; ne kadarını devretmenin doğru olduğu olacak.

India Digital ADR Summit 2026’da ortaya konulan beş ilke bu nedenle tahkimle sınırlı bir teknoloji kontrol listesi olarak görülmemeli. Orantılılık, güvenilirlik, şeffaflık, gizlilik ve hesap verebilirlik; dijital uyuşmazlık çözümünde kurumsal güvenin nasıl korunacağına ilişkin daha geniş bir çerçeve sunuyor.

Teknoloji geliştikçe bu çerçeveyi oluşturmak, teknolojinin kendisini geliştirmek kadar önemli hale gelecek.

Kaynaklar

  • India Digital ADR Summit 2026, National Forensic Sciences University (NFSU) ve International Digital Dispute Resolution Centre (IDDRC), 12-13 Eylül 2026.
  • SCC Times, “Chief Justice Sunita Agarwal Outlines Five Principles for Responsible Use of AI in Arbitration”, 12 Eylül 2026.
  • SCC Times, India Digital ADR Summit 2026: Artificial Intelligence in Arbitration, 13 Eylül 2026.
  • SCC Times, India Digital ADR Summit 2026: Building India’s Digital ADR Architecture, 13 Eylül 2026.
  • SCC Times, India Digital ADR Summit 2026: India as a Global Arbitration Hub, 14 Eylül 2026.
  • SCC Times, India Digital ADR Summit 2026: Mediation Act 2023 and Institutional Mediation, 14 Eylül 2026.
ADR Istanbul

ADR Istanbul

ADRIstanbul kurum, kuruluşlar, yatırımcılar, işverenler, devletler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında kalıcı, sürdürülebilir, katma değeri yüksek anlaşmalara hızla ulaşılması için servis veren bir platformdur.

15 Eyl 2026

Diğer Yazılarımız

15 Eylül Dünya Demokrasi Günü: Demokrasinin Görünmeyen Ölçütü

15 Eylül Dünya Demokrasi Günü: Demokrasinin Görünmeyen Ölçütü

Her yıl 15 Eylül'de kutlanan Dünya Demokrasi Günü, dünyada demokrasinin durumunu gözden geçirmek ve demokratik değerleri güçlendirmek için Birleşmiş Milletler tarafından belirlenmiş bir gündür. Bu yazıda günün tarihçesini, Birleşmiş Milletler'in demokrasiye dair resmi...

Bizi sosyal medyada da takip edin.